KUR'ANDA YARATILIŞ VE MODERN TIP !
KUR'ANDA YARATILIŞ VE MODERN TIP !
Kur'an-ı Kerim ve modern bilim ışığında insanın yaratılış süreci incelendiğinde, 7. yüzyılın tıp bilgisi göz önüne alındığında oldukça dikkat çekici paralellikler görülür. Bu süreç ilk olarak, insanın kökenini toprak, çamur ve balçık gibi yeryüzü unsurlarına dayandıran ifadelerle başlar. "Biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık." Hicr Suresi 26
Modern biyokimya da insan vücudunu oluşturan temel elementlerin (oksijen, kalsiyum, fosfor vb.) doğrudan yeryüzü ekosisteminden geldiğini ve ilk organik temellerin sulu kil ortamlarında (balçık) atıldığını doğrular. (Bkz. Kil Katalizörlüğü - Clay Catalysis)
Devamında bireysel gelişim aşamaları rahimdeki süreçle ele alınır. Zümer Suresi'nde geçen "O sizi annelerinizin karnında, bir yaratılıştan ötekine geçirerek üç karanlık içinde yaratarak şekillendiriyor" ayeti, embriyolojik gelişimin katmanlı ve aşamalı yapısına işaret eder. Modern tıpta da embriyo; karın duvarı, rahim duvarı ve amniyotik zar olmak üzere "üç karanlık bölge" içinde, ardıl evrelerle gelişim gösterir.
Yine uzun süreler boyunca insanın cinsiyetinin anneden mi yoksa babadan mı kaynaklandığı tartışılmışken, modern genetik cinsiyetin spermin taşıdığı X veya Y kromozomu ile ilk döllenme anında (nutfe aşamasında) netleştiğini ortaya koymuştur. Kur'an'ın "Şüphesiz O, iki eşi, erkek ve dişiyi, (rahme) atıldığında bir nutfeden yarattı" ayeti ile, cinsiyetin o ilk damla (nutfe) aşamasında belirlendiğine işaret etmesi bu bağlamda oldukça manidardır.
Nutfe aşamasından sonra embriyonun "alaka" haline getirildiği belirtilir. Arapçada "yapışıp asılan" ve "sülük" anlamına gelen alaka kelimesi, embriyonun gebeliğin ilk haftalarında rahim duvarına tıpkı bir sülük gibi tutunmasını (implantasyon) ve anne kanından beslenmesini birebir betimler.
Sonrasında embriyonun "mudga" yani çiğnenmiş et görünümünde bir parça olduğu ifade edilir. Yaklaşık 4. ve 5. haftalarda omurga ve kasların başlangıcı olan somitlerin oluşumu, dışarıdan bakıldığında diş izine veya çiğnenmiş et parçasına benzer bir görünüm sergiler.
Sürecin ilerleyen aşamasında ise önce kemik dokusunun yaratıldığı, ardından bu iskeletin etle (kas dokusu) kaplandığı bildirilir. Embriyolojide de önce kıkırdak modeli oluşur, kemikleşme tamamlandıktan sonra çevresindeki miyoblast hücreleri çoğalarak kas dokusunu oluşturur ve iskeleti sarar.
Bu yapısal gelişim, duyusal organların inşasına yapılan vurgu ile devam eder. Kur'an'da yer alan "O, size kulaklar, gözler ve kalpler verdi" ifadesi, embriyolojik sırayla büyük bir uyum sergiler. Modern embriyolojiye göre ana rahmindeki gelişim sürecinde işitme organı, görme organının optik keseciklerine kıyasla anatomik olarak daha erken evrede tasarlanmaya başlar; bebekler rahim içinde sesleri erken dönemde algılayabilirken göz gelişimi ve görme yetisi daha sonraki evrelerde olgunlaşır.