İslam; çağların ötesinden çağları aşan gür bir sedâ ile, insanlığın anlam arayışına tam ve mükemmel manada cevap veren ve insanlığı içinde bulunduğu buhrandan nasıl saadet ve selamete çıkaracağını öğreten yegâne bir yoldur. Bu güçlü iddia elbette ki bir beşere değil, alemlerin yaratıcısı olan yüce Allah’a aittir. O’nun ilahi menşeli ve tastamam hakkın ve hakikatin kendisi olan sözleri ise kitabı kerimimiz olan Kur’an da mahfuzdur. O öyle bir kitaptır ki, indirildiği günden bugüne kadar içerisinde tek bir harfi dahi değişmemiş, değiştirilmemiştir. Tarih boyunca böyle bir iddiada bulunan kimse de çıkmamıştır. Hazreti Osman’ın şehadet edilirken kanının sıçradığı 1400 yıllık Kur’an, halen Topkapı Sarayın muhafaza edilirken, ünlü düşünür Roger Garaudy ise “Dünyada her fikir, her söz 50 – 100 sene içinde eskiyip değerini yitirmeye mahkûmdur. Bunun tek istisnası Kuran’dır. Eskimediği gibi aksine her geçen gün daha anlaşılır hâle gelmekte, âdeta gençleşmektedir.” sözleriyle Müslüman olmuştur.
İşte böyle mahfuz, mahrem, muhkem bir kitabın içerisinde barındığı esrarlar, şifreler, müjdeleyici ve şaşırtıcı mesajlar onu öylesine zengin bir hale getirmiştir ki, o kitabı okuyup ona hayran kalmamak, onun hakikatlerine boyun eğmemek ve nihayet yüce yaratıcıya iman etmemek imkan dahilinde değildir.
Gelişen teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni kavramlar, yeni bilimsel olaylar ve insanlığın geldiği aşama Kuran’ın daha derin anlamlarına vâkıf olma imkanını bizlere sunmuştur. Ancak Kur’an bir bütün olarak değerlendirildiğinde bir fizik ya da kozmoloji kitabı değildir ve bilimsel teorileri teknik ayrıntılarıyla anlatmayı amaçlamaz. Ayetlerde geçen ifadeler, modern bilimsel terimlerle birebir örtüşecek şekilde zorlanmamalıdır. Zira bugün bilimsel olarak kabul edilen doğrular zamanla değişime uğrayabilmektedir. Sağlıklı yaklaşım, Kur’an’ın, evrenin ve içindekilerin yaratılışına dair sunduğu tasvirlerin, bugün ulaşılan bilimsel bulgularla çelişmemesi ve onlarla anlamlı bir paralellik göstermesi olarak görülmelidir. Bu durum, Kur’an’ın bilimsel teorileri ispatladığı anlamına değil; bilimsel keşiflerin Kur'anı teyit ettiğine ve insanı tefekküre sevk eden bir yöntem kullandığına işaret eder.
Bizler de bu misyonla Kuran’ın şaşırtıcı mesaj ve mucizelerini bir araya toplayarak bunları bir müze haline getirme hedefiyle bu yola çıkmış bulunmaktayız. Henüz proje aşamasında olan ve şuan için yalnızca web ortamında sanal olarak ziyaret edilebilen müzemiz, "hanginizin güzel iş yapacağını görmek için hayatı ve ölümü yaratan O'dur" ayet-i kerimesi mucibince, bu güzel işi hayata geçirebilmek üzere değerli bağışçılarımızdan uygun mekanın tahsis edilmesi akabinde fiili olarak açılacağı günü sabırsızlıkla beklemekteyiz. Bilinmelidir ki bir hayrın işlenmesine vesile olan, o hayırdan hasıl olacak sevaba ortak olacak, kendisi için bir sadaka-ı cariye olarak ebedi aleme irtihal etse bile ona ecir kazandırmaya devam edecektir. Bu güzel amele ortak olmak ve buradan gelecek olan ecirden nasiplenmek isteyen herkesi Vakfımıza katkı sunmaya davet ediyoruz.
Gayret bizden, başarı Allah’tandır.