BAL ARISINA GELEN VAHİY
(Nahl Suresi)
BAL ARISINA GELEN VAHİY
(Nahl Suresi)
Ve rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin.﴾68﴿
Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!” Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamında bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır. ﴾69﴿
Nahl Suresinin 68. ayetinde (“ve evhâ rabbuke ilâ en-naḥli eni’takhizî”) mealen “Rabbin bal arısına vahyetti” ayeti ile dişi arı muhtap alınmıştır.
Burada kullanılan ittehizî fiilinin kökü ittakhaza → (edinmek, almak) kökünden gelmektedir. “ittehizî” sonundaki “-î” harfi ise, bunun (dişi) muhatabı için kullanılan ekidir.
Özetle arapça gramer şu şekildedir;
Erkek için: (ittehiz)
Kadın (dişi) için: (ittehizî) kelimesi kullanılır.
Dolayısıyla Allah dişi arıya hitap etmektedir → “(Sen ey dişi arı) edin!”
Dilsel ve biyolojik açıdan uyum:
Bu çok ilginçtir çünkü:
Arı topluluklarında bal yapan, petek kuran, nektar toplayan hep dişi arılardır (işçi arılar). Erkek arılar sadece çiftleşme görevi görür ve hiçbir yuva yapmazlar.
Yani Kur’an’daki fiil dişi çekimde gelmiş ve biyolojik gerçeklerle birebir uyumlu olmuştur.
Böylece Nahl Suresi 68. ayette “arı”ya hitap eden fiil dişi kipinde olduğu için, dilbilgisel olarak arı dişidir. Bu da Kur’an’ın dilsel inceliğini, biyolojik gerçekle uygunluğunu ve asırlar öncesinden henüz arıların cinsiyetinin tespit edilmediği bir zamanda arıların cinsiyetine göre onlara hitap ettiğini gösteren mucizevi bir delildir.