GÜNEŞ VE AY'IN SONU
(Kıyamet Suresi)
GÜNEŞ VE AY'IN SONU
(Kıyamet Suresi)
"Gözlerin kamaşıp karardığı, Ay ışığının büsbütün gittiği, Güneş ve Ay'ın bir araya getirildiği zaman… İşte o gün insan: 'Kaçacak yer var mı?' der." (Kıyamet, 75/7-9)
Modern astrofizik ve kozmoloji araştırmaları, evrendeki yıldızların ve gezegen sistemlerinin sonsuz bir döngüye sahip olmadığını, aksine belirli bir yaşam sürelerinin bulunduğunu nükleer füzyonun keşfiyle kesin olarak ispatlamıştır. Güneş, merkezindeki hidrojen atomlarını muazzam bir basınç ve sıcaklık altında helyuma dönüştürerek enerji üretmekte ancak bu sınırlı yakıt tükendiğinde kaçınılmaz bir son evresine yaklaşmaktadır.
Yaklaşık 4.5 ila 5 milyar yıl sonra merkezindeki hidrojeni biten Güneş, dış katmanlarının korkunç bir hızla genişlediği Kızıl Dev evresine girecektir. Bu genişleme sürecinde hacmi milyonlarca kat artan Güneş; sırasıyla Merkür ve Venüs'ü yuttuktan sonra Dünya ve Ay'ın yörüngesine kadar ulaşacaktır. Güneş'in bu sıcak ve yoğun plazma atmosferine giren Ay, sürtünmenin etkisiyle yörüngesel dengesini kaybederek parçalanacak ve nihayetinde Güneş'in kütlesine dahil olarak onunla fiziksel olarak birleşecektir.
Bu kozmik sürecin sonunda büyük bir süpernova patlaması yaşanmayacak, Güneş dış katmanlarını yavaşça uzaya savurarak bir gezegenimsi bulutsu oluşturacak ve geriye sadece soluk bir beyaz cüce çekirdeği kalacaktır.
Böylece Kıyamet Suresi'nde kıyamete dair bir sahneden bahsedilirken Güneş ve Ay'ın sonsuz olmadığını ve belli bir süre sonra onların da parçalanacakları tezini iddia ettikten sonra, 20. yüzyıldan itibaren yapılan keşiflerle modern bilim, gök cisimlerinin bugünkü dengesinin geçici olduğunu ve Güneş ile Ay'ın nihai bir kozmik çöküşle bir araya geleceğini açıkça ortaya koymaktadır.