KUR'AN DA BİG BANG TEORİSİ
(Enbiyâ & Zâriyât Sureleri)
KUR'AN DA BİG BANG TEORİSİ
(Enbiyâ & Zâriyât Sureleri)
"İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?" Enbiyâ Suresi, 30. Ayet
Enbiyâ Suresi, 30. ayette ayette geçen "bitişik" (ratk) kelimesi bölünemez bir bütünlüğü ve iç içe geçmişliği, "ayırdık" (fatk) kelimesi ise bu bütünün yarılıp parçalanarak birbirinden uzaklaşmasını ifade eder. Bu tasvir, evrenin başlangıçta aşırı yoğun ve sıcak tek bir noktadan (tekillik) ibaretken büyük bir patlamayla birbirinden ayrılıp şekillendiğini savunan Big Bang teorisiyle büyük bir paralellik gösterir. Evrenin oluşumuna dair Kur'anın sunduğu bu tez, bugünkü bilimsel keşiflerle birebir uyumludur.
Big Bang teorisinin ayrılmaz bir parçası olan ve Edwin Hubble'ın keşfiyle evrenin durağan olmayıp sürekli genişlediğini kanıtlayan bilimsel gerçeğe ise Zâriyât Suresi'nde işaret edilir: "Göğü kudretimizle biz kurduk ve biz onu elbette genişletmekteyiz." Zâriyât Suresi, 47. Ayet
Bu iki ayet birlikte ele alındığında, evrenin tek bir noktadan ayrışarak var olması ve ardından sürekli bir genişleme evresine girmesi, modern bilimin evrenin kökenine dair ulaştığı sonuçlarla ve Big Bang teorisinin temel tezleriyle tam olarak aynı anlamı ifade eder.