PARMAK İZİNİN BENZERSİZLİĞİ
(Kıyamet Suresi)
PARMAK İZİNİN BENZERSİZLİĞİ
(Kıyamet Suresi)
Kıyamet Suresi'nin 3. ve 4. ayetlerinde "İnsan, kemiklerini bizim bir araya getirmeyeceğimizi mi sanıyor? Doğrusu onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye bizim gücümüz yeter." buyrularak insanın yeniden dirilişi anlatılırken, sadece kemiklerin değil, vücudun en ince detayı olan "parmak uçlarının" dahi eksiksiz olarak eski haline getirileceği vurgulanır.
7. yüzyılda hiçbir işlevi olmayan sıradan çizgiler olarak görülen parmak izlerinin her insan için benzersiz bir "kimlik kartı" olduğu, ancak 19. yüzyılın sonlarında bilim dünyası tarafından keşfedilebilmiştir. Bu keşfin ardından parmak izi, kimlik tespitinde ve kriminolojide kesin delil olarak kabul edilmiştir.
Parmak izimizi milyarlarca insan arasında tamamen eşsiz kılan temel unsur ise sadece DNA'mız değil, anne karnındaki gelişim sürecimizdir. Fetüs 13-19 haftalıkken anne karnındaki duruş pozisyonu, amniyotik sıvının yoğunluğu ve rahim duvarına dokunma sıklığı gibi tamamen anlık ve rastgele çevresel faktörler bu çizgileri şekillendirir. Bu kaotik süreç sayesinde, genetik kodları (DNA'ları) birebir aynı olan tek yumurta ikizlerinin bile parmak izleri birbirinden farklı oluşur. Modern bilimin kişiye özel bir "biyolojik barkod" olarak tanımladığı bu taklit edilemez detaya yüzyıllar öncesinden dikkat çekilmiş olması, oldukça çarpıcı bir uyumdur.